<div>Uzun zaman önce çevresinde gördüğü ve satın aldığı tespihlerden koleksiyon yapan Ebubekir Pekgöz hobisini mesleğe çevirerek tespihçilik yapmaya başladı.</div> <div>Pekgöz, tesbihçilik mesleğine 10 yıl önce başladığını kaydederken şu ifadelere yer veriyor.</div> <div>“Gençlik çağlarımdan bu yana tespihlere merakım vardı. Uzun süre önce kendimce bir koleksiyon oluşturmuştum. Koleksiyonumu görenler benden tespih almak istiyordu. Bazılarını arkadaşlarımı kıramadım koleksiyonluk tespihlerimden verdim, sonra bu olay biraz daha gelişti bir müddet sonra bu hobi olmaktan çıktı ve benim için bir iş olmaya başladı.”</div> <div>Tespihçilik mesleğine başlayan Pekgöz, kaliteli ve güzel tespihleri bulabilmek için Türkiye’nin dört biryanına gidiyor. “Tespihçi adam gezmekle mükelleftir.” diyen Pekgöz, birkaç gün önce satın aldığı tespihlerden birini göstererek “25 yıldır bu tespihin sahibini tanıyorum dolayısıyla tespihi de tanıyorum. Osmanlı sıkmak kehribar, gerçekte kaç yıllık tam olarak belli değil, uzun süren ikna süreci sonucu 18 bin liraya satın aldım. Şuan için satma niyetinde değilim.” ifadelerini kaydetti.</div> <div>Pekgöz, tespih alıp satarken altın gibi gramının ölçüldüğünü ifade ederken tespihe değer katan bir diğer unsurların ilginç bir hikayesinin olması ve tarihi bir geçmişi olması açıklamasında bulundu.</div> <div>(Mehmet Sadık AKSOY)</div>