USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

Nezaket Uyur Bulundu Mu? 19 Yıldır Kaybolan Nezaket Uyur’un Kızı, Annelerinin Cinayete Kurban Gittiğini İddia Ediyor

Nezaket Uyur Bulundu Mu? 19 Yıldır Kaybolan Nezaket Uyur’un Kızı, Annelerinin Cinayete Kurban Gittiğini İddia Ediyor

Ordu'nun Fatsa ilçesinde 2005 yılında kaybolan 28 yaşındaki Nezaket Uyur'un kızı Habibe Bıyık, annesinin kaybolmasının ardından geçen 19 yıl boyunca her türlü iz arayışını sürdürdü. Habibe, annesinin kaybolduğunda sadece 8 yaşında olduğunu belirterek, o d

"Babam Annemi Öldürdü" İddiası

Habibe Bıyık, 2005 yılında annesi Nezaket Uyur’un kaybolmasının ardından çok zor bir çocukluk geçirdiğini, babasının sürekli annesini suçladığını ve kendisiyle kardeşlerine şiddet uyguladığını söyledi. Habibe, babasının "Annenizi öldürmüşler" dediği günün ardında, annesinin kaybolduğuna dair herhangi bir resmi açıklama yapılmadığını, kendisinin de yıllarca bu olayı sorgulama fırsatı bulamadığını aktardı.

Habibe Bıyık, kaybolmadan önce annesinin çok güzel ve genç olduğunu belirterek, annesinin kaybolduğu günden beri hiçbir haber alamadıklarını söyledi. 28 yaşındaki Nezaket Uyur’un kaybolduğu dönemde, boşanmış olan ailesinde büyük bir gerginlik yaşandığına değinen Bıyık, "Baba ve annem karşılıklı ihanet içindeydi. Annem babamı aldatmıştı, babam da annemi. Bütün bunlar büyük bir kavgaya dönüştü ve annem kayboldu. Babamın hâlâ bu konuda sessiz kalması, şüpheleri arttırıyor" dedi.

Yıllarca Annesiz Büyüyen Bıyık, Kayıp İhbarında Bulundu

Habibe Bıyık, kaybolan annesi Nezaket Uyur için 2022'de ilk defa kayıp başvurusunda bulunmuştu. Ancak, yıllarca hiçbir akraba ya da babası annesinin kayboluşuyla ilgili bir adım atmamıştı. Bıyık, annesinin kaybolduğu dönemlerde babasının "kim bilir hangi erkek öldürdü" diyerek sürekli annesinin ölümünü başkalarına yüklediğini belirtti.

Bir diğer iddiaya göre, Bıyık annesinin kaybolduğu dönemde, amcasının ve babasının bu olayda rolü olabileceğini düşünüyor. "Benim amcalarım da annemin kaybolmasından haberdardı. Bir amcam, ‘Eğer konuşursam herkesin başı belaya girer’ diyordu" diyerek, olayı içsel bir sır olarak sakladıklarını ifade etti.

"Benim Çocukluğum Çalındı"

Habibe Bıyık, annesinin kaybolmasının ardından büyük bir yalnızlık içinde büyüdüğünü, babasının da her türlü baskı ve şiddeti uyguladığını dile getirdi. "Benim çocukluğum çalındı. Babam, annemi kaybettiğimizden sonra sürekli öfkesini bizden çıkarıyordu. O dönemi hatırlamak bile çok zor" dedi.

Nezaket Uyur’un kaybolduğu dönemde 8 yaşında olan Bıyık, bir süre sonra ailesinin İstanbul'dan Ordu'ya taşındığını belirtti. Bıyık, "Babam, annemle boşandıktan sonra başka bir kadına evlendi. Ancak o kadına da şiddet uyguluyor ve sürekli tehdit ediyordu. Ben de evden kaçmak zorunda kaldım" diyerek, şiddetle baş etmeye çalıştığını ifade etti.

Müge Anlı İle Tatlı Sert Programına Katıldılar

Habibe Bıyık, annesinin kayboluşunun ardından yıllarca süren arayışına son vermek ve gerçeği öğrenmek amacıyla ünlü televizyon programı Müge Anlı ile Tatlı Sert'e katıldı. Habibe ve kardeşi, programda annelerinin kaybolmasından sorumlu olduklarını düşündükleri kişilerin ortaya çıkmasını sağlamak için mücadelesini sürdürdü. Bıyık, burada yaptığı açıklamalarda, yıllardır yaşadığı büyük acıyı ve travmayı dile getirerek, annesinin akıbetini öğrenmek için elinden gelen her şeyi yapmaya kararlı olduğunu belirtti. "Annemi bulmak için her şeyi göze alırım. Bir kez olsun mezarını bulup, ona saygı gösterebilmek istiyorum" dedi.

"Annemi Bulmak İçin Her Şeyi Göze Alırım"

Habibe Bıyık, yıllar sonra geldiği noktada annesinin kayboluşunun ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak için her şeyi göze alacağını belirtiyor. "Benim annem cinayete kurban gitti. Bunu çözebilecek tek kişi Müge Hanım" diyen Bıyık, annesinin mezarını bile olsa bulmak istediğini ve en azından annesine saygı gösterip mezarını ziyaret edebilmek için mücadele edeceğini belirtti.

Habibe Bıyık, bu kadar yıl boyunca annesiz büyüdükten sonra, yalnızca bir çocukluk ve annesinin hakkı olan sevgiyi geri kazanmak için, yaşadıkları trajediyi ve kayboluşu açığa çıkarmak istiyor. Bu, sadece kişisel bir arayış değil, aynı zamanda kaybolan bir kadının kaybolan sesini duyurmak için verilen bir savaş haline geldi.

 

(Ahmet Şinasi KILIÇASLAN)

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ