Fırat Üniversitesi İnsani ve Sosyal Bilimler Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sunkar, "Kurtalan'da meydana gelen 5 büyüklüğündeki deprem bölge için sürpriz olarak görülse de bölgede her zaman bu büyüklükteki depremler olağandır" dedi.

Sunkar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AFAD verilerine göre 3 Aralık 2020 Perşembe günü saat 08.45'te meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremin Siirt'in yanı sıra Batman ve Diyarbakır gibi çevre illerinde de hissedildiğini anımsattı.

Depremin merkez üssünün Kurtalan'ın 6 kilometre kuzeyindeki Kayabağlar ile Oyacık arasına denk geldiğini dile getiren Sunkar, "Kurtalan'ın kuzeyi ve doğusunda deprem sonrasında yüzey kırıkları ortaya çıkmış ve halk tedirgin olmuştur. Yaşanan depremin yol yapımı ve taş ocaklarındaki patlatmalarla ilgisi yoktur. Çünkü yaşanan deprem küçük ve lokal bir sarsıntı değildir. Garzan Havzası kuzeyinde Oyacık fayının hareketine bağlı oluşan bir deprem olduğu düşünülmektedir." dedi.

Diyarbakır Havzası'nın doğu bölümüne karşılık gelen bu alanın tektonik açıdan sıkışmanın fazla olduğu bir alan olduğunu aktaran Sunkar, sıkışma etkisiyle Batman Barajı'nın doğusundan başlayıp Şırnak'a kadar devam eden 130-140 kilometre uzunluğunda, kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda bir fay sisteminin bulunduğunu belirtti.

- "Sürpriz görülse de bu büyüklükteki depremler olağandır"

Bu sistemin henüz detaylı incelenmediğinden bölgenin depremselliğinin fazla bilinmediğine dikkati çeken Sunkar, şunları kaydetti:

"Ancak mevcut deprem kayıtlarına göre bölgede büyük depremlerin görülmediğini söylemek mümkündür. Bununla birlikte tarihi kayıtlar ve aletsel dönem deprem verileri bölgede 5-6 büyüklüğündeki depremlerin meydana geldiğini göstermektedir. Ayrıca mevcut veriler depremin frekansının düşük olduğuna işaret etmektedir. Bu yönü ile Siirt ve çevresi Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu ile karşılaştırıldığında deprem riski düşük kalmaktadır."

- Elazığ depremi bütün fayları tetikledi

Sunkar, "Kurtalan'da meydana gelen 5 büyüklüğündeki deprem bölge için sürpriz olarak görülse de bölgede her zaman bu büyüklükteki depremler olağandır." ifadesini kullandı.


Sunkar, şöyle devam etti:

"Belki bu alandaki hareketliliği Türkiye ölçeğindeki tektonik hareketlilikle açıklamak daha doğru olacaktır. Çünkü 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ'da meydan gelen 6,8 büyüklüğündeki depremle Türkiye'nin bulunduğu alandaki bütün fayların tetiklendiğini düşünmekteyim. Nitekim 24 Ocak 2020 tarihinden sonra Türkiye'nin doğusu ve batısında meydana gelen depremler bu görüşümü desteklemektedir. Önümüzdeki yıllarda da bu hareketin devam edeceğini düşünüyorum."

- "Kırsal Dönüşüm Projesi' başlatılmalı"

Siirt ve Kurtalan çevresinin deprem sicilinin çok kabarık olmadığını ve çok aktif faylar üzerinde yer alamadığı için bölgede 6 ve üzeri depremin yaşanma ihtimalinin düşük olduğunu aktaran Sunkar, burada genelde büyüklüğü 5 civarında olan depremler yaşanabileceğini vurguladı.

Bölge genelinde muhtemel orta büyüklükteki depremlerin kırsal ve kentsel alanlardaki eski yapılar üzerinde etkili olacağına dikkati çeken Sunkar, "Bu nedenle bu tip konutları kullanan insanların çok dikkatli olması gereklidir. Kırsal alanlarda şekilsiz taş malzeme ve zayıf kerpiçten yapılan meskenler terk edilerek en kısa sürede yenilenmelidir. Türkiye genelinde kırsal yerleşmelerde karşımıza çıkan bu durum için 'Kırsal Dönüşüm Projesi' başlatılmalıdır." dedi.

- "Geniş çaplı çökmelere karşı hazırlıklı olunmalı"

Prof. Dr. Murat Sunkar, Siirt çevresinde diğer bölgelerden farklı olarak "örtülü karstlaşma" denilen mağara gelişimlerinin görüldüğünü bildirdi.

Sunkar, "Yaşanacak depremlerle Batman, Kurtalan ve Siirt çevresinde obruk oluşumu gibi geniş çaplı çökmelere karşı hazırlıklı olunmalıdır. Deprem faktörü düşünülerek Kurtalan ilçe merkezinde çok katlı apartman yapımı terk edilmelidir. Ayrıca daha gevşek zemin özelliği gösteren alanlar yerleşmeye kapatılmalıdır. Kısaca ovaya doğru kayma durdurulmalıdır." dedi.