<div>Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Emin Ergün, kolorektal kansere ilişkin yaptığı bilgilendirmede, hastalığın kalın bağırsağın veya rektumun iç yüzeyinden gelişen kötü huylu tümörleri kapsadığını ve dünya genelinde en sık görülen üçüncü kanser türü olduğunu söyledi. Kanser kaynaklı ölümler arasında ise ikinci sırada yer alan kolorektal kanser nedeniyle her yıl yaklaşık 2 milyon kişi tanı almakta ve yaklaşık 1 milyon kişi hayatını kaybetmektedir. </div> <div>Dr. Ergün, kolorektal kanserin gelişmiş ülkelerde daha sık görüldüğünü, batı tarzı beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşamın yaygınlaşmasıyla birlikte diğer ülkelerde de sıklığın arttığını ifade etti. Türkiye’de hem erkeklerde hem kadınlarda en sık görülen ilk beş kanser arasında yer alan bu hastalık, özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerde görülüyor ve erkeklerde görülme oranı kadınlara kıyasla biraz daha yüksek. </div> <div>Kolorektal kanser için risk faktörleri arasında ileri yaş, sigara ve alkol kullanımı, ailede kolon kanseri öyküsü, liften fakir kırmızı et ağırlıklı beslenme, obezite, tip 2 diyabet, fiziksel hareketsizlik ve genetik sendromlar (Ailesel Adenomatöz Polipozis – FAP, Lynch sendromu gibi) bulunuyor. Ayrıca ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi inflamatuvar bağırsak hastalıklarının da riski artırdığı vurgulanıyor. </div> <div>Uzmanlar, kolorektal kanser taramasının kanser gelişmeden önce poliplerin tespit edilip çıkarılmasına olanak sağladığını, böylece hem erken tanı hem de hastalığın önlenmesi açısından kritik bir rol oynadığını belirtiyor. Tarama yöntemleri arasında gaitada gizli kan testi, kolonoskopi, rektoskopi ve BT kolonografi (sanal kolonoskopi) yer alıyor. Kolonoskopi, poliplerin aynı anda çıkarılabilmesi ve tüm kolonun değerlendirilmesi nedeniyle “altın standart” olarak kabul ediliyor. Tarama genellikle 45 yaşında başlıyor ve 10 yılda bir yapılması öneriliyor. Yüksek risk grubundaki kişilerde ise daha erken yaşta ve daha sık tarama yapılması gerekiyor. </div> <div>Kolon kanseri erken evrede yakalandığında tedavi başarısı yüzde 90’a kadar çıkabiliyor. İleri evrede tanı konulduğunda ise sağkalım oranları belirgin şekilde düşüyor. Yapılan araştırmalar, kolorektal kanser taramalarının yaygın olduğu ülkelerde ölüm oranlarının düştüğünü ve taramaların önemini açıkça gösteriyor. </div> <div>Dr. Ergün, kolon kanserinin hem sık görülmesi hem de önlenebilir olması nedeniyle halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, düzenli tarama programlarının hastalığın yükünü önemli ölçüde azaltabileceğini belirtti. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin riski azaltmada etkili olduğunu hatırlatan uzman, özellikle aile öyküsü bulunan bireylerin daha dikkatli izlenmesi gerektiğini ifade etti.</div> <div>45 yaşından itibaren taramanın ihmal edilmemesi, erken tanı ve yaşam kurtarma açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor.</div>