kurtalangazetesi @ hotmail.com

İlçemiz genelinde karşılaşılan önemli çevre sorunlarından çiftçilerimizin anız yakarak çevreye verdikleri zarardır.
Hububat ekiminin yapıldığı bu aylarda hasat sonrası toprakta kalan kök ve saplardan kurtulmak için çiftçiler anız yakma yoluna sıkça başvuruyor.
Ülkemizde yasak olmasına ve rağmen maalesef anız yakmak kolay ve çabuk bir yöntem olarak görülüyor. Ancak bu yöntem topraktaki organik maddeleri yok ederken ve uzun vadede verimi de düşürüyor.
Peki üreticiler yasak olmasına rağmen toprağın en büyük düşmanı olan anız yakma yöntemine neden başvuruyor?
Üreticiler kısa sürede toprak hazırlığını tamamlamak, toprak işlemede kolaylık sağlamak, hastalık ve zararlılarla mücadele etmek, yabancı ot kontrolü ve hasat sonrası artıkların ekonomik bir değer taşımadığı gibi düşüncelerle anız yakıyorlar. Anızı yakanlar kendilerine göre doğru bir iş yaptıklarına inansalar da anız yakmanın çevreye, toprağa, topluma, hayvanlara kadar uzanan pek çok zararı var.
Bu büyük problemin nasıl giderileceği konusunda fikir ve çalışmalar geliştirmek vicdanın sesini duyan herkes için büyük bir sorumluluktur.
Anız yangınları çiftçilerin eğitilmesi ile çözülebilir diye düşünüyorum. Bu husustaki cehaleti gidermek gerekir.
Bu cehaletin giderilmesi yanında, çiftçilere şu hususta da eğitim ve bilinçlendirme sağlanmalıdır.
Anız yakmak bilinenin aksine ekilecek üründe verimi düşürüyor.
Toprağın yüzeyinde oluşan 2,5 cm kalınlığındaki bölüm zirai olarak, bitkisel toprak diye adlandırılır. Bu bitkisel toprak, bitkinin büyüyüp gelişebilmesi için gerekli mineraller ve vitaminler açısından zengin bir tabakadır. Bu 2,5 cm'lik bitkisel toprağın oluşumu yaklaşık 100 yıllık bir zaman alır. Anızın yakılması sonucu da bu kısım yüzde 90 ila yüzde 100 oranında zarar görür.
Anız yangını sırasında, “Ateş içerisinde kalan, kertenkeleden çekirgeye, karıncadan kelebeğe kadar binlerce hayvanı düşünmesi gerektikleri” ve “bu hayvanların ölümlerinden sorumlu oldukları” noktasında çiftçilerin vicdanlarına hitap edilmesi gerekir.
Anız yangınlarının önlenmesi konusunda kamu kurumlarına büyük görevler düşüyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı çiftçileri yoğun bir şekilde eğitmelidir. Ekolojik dengenin korunması için gerekli takip ve denetim çalışmaları üst seviyede sağlanmalıdır.
Ayrıca, Diyanet İşleri Başkanlığı, anız yangınlarının zararları konusunda ve bunun büyük bir vebal olduğu konusunda imamları aktif bir şekilde yönlendirmeli ve imamlar da çiftçileri bu hususta uyarmalıdır.
Çok önemli bir görev Millî Eğitim Bakanlığı’na da düşüyor. Anız yangınlarının ciddiyet ve önemi çocuklara derslerde aktif ve yoğun bir şekilde, özel olarak anlatılmalı ve çocuklar da babalarını ve büyüklerine bu hususta uyarmalıdır.
Bu hususta son olarak şunu belirtmek istiyorum. 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesi gereğince anız yakanlara idari para cezası uygulanmaktadır. Anız yakmanın cezası dekara 60,10 TL'dir.
Dilerim anız yangınları konusunda gerekli denetimler yapılarak çevre katliamının önüne geçilir.