semihgul25 @ hotmail.com

Ve kalp atışlarımı hızlandıran, beni tedirgin eden kalabalığın nedenini görerek anlamış oldum. Keşke görmeseydim veya keşke annemin dediğini yapıp daha erken evden çıksaydım da o manzaraya şahit olmasaydım. Mahalleden çocukluk arkadaşım Metin, kanlısı tarafından alnından vurularak yere serilmişti. Henüz yeni evlenmişti ve okul okuduğu için askere geç gitmişti. Ve o gün sabah ailesine sürpriz olsun diye geleceği günün bir sonraki günü eve geleceğini ailesine haber vermişti. Metin 5 yıl önce öğretmen olarak atanmış ve ailesine baktığı için askerlik ve evlilik planlarını biraz erteleyen, ailesine bağlı çok iyi bir insandı. Babası Mehmet amca da Metin'in öğretmen olarak atandığı sene kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti. Babasının ölümünden sonra evin tüm yükü Metin'in omuzlarında kalmıştı.
Gördüğüm manzara acaba bir rüya mı diye düşünüyor ve etrafta kesik kesik duyulan, ambulans nerde kaldı, ölmüş ölmüş kesin, kalbi halen atıyor gibi sesleri kulaklarımda zonklanırcasına işitiyor ve ne yapacağımı şaşırır vaziyette etrafı izliyordum. Ah bu acımasız töre, nedir senden çektiğimiz. Metin'in ne suçu vardı şimdi. Yeni evlenmiş, öğretmen olarak atanmış ve ailesine sahip çıkan bu iyi yürekli insanı öldürerek elinize ne geçti. Sahi Metin'in annesi Ayşe yenge olayı duymuş muydu? Ayşe yenge kronik birçok rahatsızlığı vardı ve Metin'e çok bağlı ve eşinin ölümünden sonra evin yükünü omuzlayan Metin'inin ölümünü nasıl kaldıracaktı. Henüz olayı duymamışsa ben mi söyleseydim acaba ona ama ben bu haberi nasıl verebilirim ki diye düşünürken kalabalığı yararak, feryatlarla ağıt yakarak bize doğru gelen Metin'in annesinden başkası değildi. İnanılmaz bir acı ve Ayşe teyzeyi o şekilde gören ben daha fazla dayanamayıp olduğum yere çömeldim. Polis anonsları bir yandan, Ayşe teyzenin feryadı figanları bir yandan ve ambulans sesine eşlik eden tren sesi hepten karışarak çok değişik bir atmosfer oluşturuyordu. Ayşe teyze, sımsıkı tuttuğu Metin'in elini zor da olsa bıraktı ve Metin ambulansla hastaneye doğru götürüldü. Etrafta güvenlik çemberi oluşturan polislerden bayan olanı Ayşe teyzeyi yerden kaldırarak polis arabasına bindirdi. Bense bavulumu, trenimi unutmuş ve olanların şokunda olarak ne yaptığımı bilmeden sağa sola koşturuyordum. Bir an Serhat Serhat Ayşe teyze seni istiyor diyen mahalleden tanıdığım bir ses ile irkildim. Polis arabasına binen Ayşe teyze beni yanına çağırıyordu. Ben de hemen bavulumu mahalleden tanıdık olan Erdal'a vererek eve götürmesini ve anneme durumu izah etmesini tembihledim. Ayşe teyzenin yanında oturdum. Soğukkanlı olan ben o gün ne olduysa Ayşe teyzeyi teselli edemez duruma gelmiştim. Mahalleden çok sevdiğim çocuk arkadaşım bir hiç uğruna ve üstelik hiç bir günahı yokken gençliğinin baharında hiç hak etmediği bir ölüm şekliyle aramıza veda ediyordu. Töre ve kan davası, bir kez daha acımasız yüzünü göstermişti.