semihgul25 @ hotmail.com

3 Kasım Perşembe günü saat 08:45'te kimi kaynaklara göre 5.0, kimi kaynaklara göre ise ilçemiz Kurtalan, 5.2 şiddetinde sarsıcı bir deprem yaşadı. Sabahın erken saati olması nedeniyle çoğumuzu uyur vaziyette yakaladı. Doğrusu Kurtalanlı hemşerilerimiz, bu denli şiddetli bir sarsıntıya hazır değildi ve daha önce böyle etkili bir zelzele yakın zamanda yaşamamıştı. Ancak 1993 yılında damda yattığımızı hatırladığım bir süreçte bir deprem yaşamıştık ve 6 yaşında olduğum için depremin şiddetinden ziyade dışarıda yatıldığını hatırlıyorum. Uzmanların beyanına göre ise 150 yıl kadar önce yine bu şiddetlerde deprem ilçemizde yaşanmış. Geçtiğimiz Perşembe günü yaşanan bu depremin ardından 3'ü Oyacık köyü merkezli, diğeri de Tütün köyü mekezli olmak üzere, şiddetleri 1.4 ile 2.4 arasında değişen 4 adet artçı deprem de yaşandı.Tek tesellimiz can kaybının yaşanmaması oldu. 10 saniye kadar süren deprem, şayet 20 veya 30 saniye üzerinde sürseydi, Allah korusun çok daha vahim bir tabloyla karşı karşıya kalabilirdik. Böylesi doğal afetlerde soğukkanlı olmak çok önemli. Evde bulunan sağlam eşyaların yanına çömelmek, zemin ve birinci katta bulunanların dışarıya çıkmaya çalışması, bilinç kaybı olmaması için evdekilere sakin olmayı telkin etmek gibi refleksler hayatta kalmayı veya zararı en azla atlatmayı sağlayabilir. Dolayısıyla ne zaman gerçekleşeği tahmin edilemeyen bu tür doğal afetlerde küçük detaylar bile çok önemlidir.Madem önlenmesi mümkün olmayan doğal afetler var; bu durumda yaşanılan evin sağlam yapılması ve diğer teknik eğitim içeren detaylar sayesinde zararı minimize etmekten başka çare yok. Deprem değil bina öldürür sözü, aslında bir gerçeği dile getiriyor. Malesef ki Kurtalan'daki birçok yapıda büyük küçük çatlamalar oldu. Bu şiddetteki bir depremin duvar çatlamalarına sebep olması normal karşılanabilir, önemli olan kolon ve taşıyıcıların zarar görmemesidir. Malum ilçemizde hızlı bir yapılaşma var. Aslında bu deprem bir ders niteliğindedir. Her ne kadar uzmanlar Kurtalan için olabilecek en şiddetli deprem bu aralıkta olur derse de biz yine tedbirimizi alıp sağlam yapılarda yaşamaya gayret etmeliyiz. Bu vesileyle Kurtalan'daki tüm müteahhitlerden ricamiz lütfen 3, 5 çubuk demirin hesabını yapmayın, binaları sağlam yapın. Kapı, pencere, musluk gibi malzemeler çok kaliteli olmazsa da olur. Ama binanın iskeleti çok önemli. Muteahitlerimize güveniyoruz ve inşallah güvenimizi boşa çıkarmazlar. Çünkü hiçbir şey insan canı kadar önemli değil ve olmamalıdır da...Depremlerin psikolojik boyutu da ağır olur. Ama en nihayetinde normalleşmek lazım ve hayat devam ediyor. Tedbir aldıktan sonra hayatın olağan akışına uyum sağlamak icab ediyor. Hakikaten ürkütücü bir gün yaşadık. Binadan çıkarken ki insanların, özellikle çocukların yüzlerindeki tedirginlik düşündürücüydü. Aslında bu tür durumlar bize şunu da hatırlatması lazım; ey kibirli, ey çok bilmiş, ey kul hakkı yiyen insan, bak Allah'ın gücü karşısında çaresizsin, kendine gel, sen ve dünyadaki diğer 7 milyar insan bir araya gelse bu sarsıntıyı durduramaz, o halde kendine çeki düzen ver mesaji almalıyız bir müslüman ve bir insan olarak diye düşünüyorum.Öte yandan Kurtalan Belediyesi'nde kriz masası kuruldu ve oraya müracaat edip zarar görülen yerlere gelip bakılacak. Çok bariz bir çatlama varsa özellikle başvuru gerçekleştirelim. Hem zararın karşılanması, hem de oturmaya elverişli olup olmadığı test edilmiş olacak. Mesela ciddi zarar gören bazı evlerin tahliyesi yapılmış, dolayısıyla bu konu önemli ve ihmal etmeyelim, gerekli başvuruyu yapalım. Bu vesileyle Devletin tüm ilgili birimlerine harekete geçip seferber oldukları için kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz. Yine halen kırsalda köy köy dolaşan Kaymakamımız Sayın İhsan Emre Aydın ve tüm ekibine de teşekkür ediyoruz. Siyasi kanattan da Sayın Kılıçdaroğlu ve Babacan'a da geçmiş olsun dilekleri nedeniyle şükranlarımızı sunuyoruz. Ve tüm Kurtalan halkına geçmiş olsun diyoruz. Allah bir daha böyle depremleri yaşatmasın temennilerinde bulunuyoruz.
Esen kalın...