semihgul25 @ hotmail.com

Malesef ki hemen hemen her gün ufak konular nedeniyle yaşanan ufak tartışmalar büyüyor ve devamında bıçak, silah vb. zarar verici aletlerin konu olduğu tatsız hadiseler yaşanıyor. Öyle ki biraz da Kurtalan'daki artan nüfus nedeniyle kavga veya tartışmada yer alanları tanıyamaz hale geliyoruz. İşte böyle durumlarda hızlı şehirleşmenin de etkisini azımsamamak lazım. Bir toplulukta birbirini tanımalar, akrabalıklar, yakınlıklar gibi sosyolojik durum, insanları bir ölçüde frenliyor. Hal hatır konusu devreye giriyor ve insanlar olumsuz durumları sineye çekebiliyor; ancak söz konusu gençler olunca öfke kontrolü biraz daha güçleşiyor ve nahoş durumlar kaçınılmaz olabiliyor.
Peki suç sadece gençlerde mi? Ebeveynlerin, eğitimcilerin, yöneticilerin hiç mi suçu yok? Bence herkesin bir ölçüde bir suçu var. Yeni nesil gençleri özentiyle yetişiyor. Yoksulluk bu özentiyi hayal kırıklığına sevk ediyor. Sonra kendini değersiz görme, aşağılanma gibi hisler madde bağımlılığına, agresif davranışlara, aile içi şiddete sevk ediyor. Eskiden bir ailede maaşlı biri oldu mu, tüm aileye yetiyordu. Ancak şimdi durum çok farklı; alım gücü düşmüş, tek maaşla geçinmek imkansız hale gelmiştir. Gençliğin bunalımda olmasının en önemli sebeplerinden biri dolayısıyla yoksulluk olarak karşımıza çıkıyor. Yoksullukla pençeleşen insanlarımız, çocuğunun madde bağımlısı olduğunu bilse bile tedavi etme imkanı bulunmuyor. Bu anlamda özellikle madde bağımlılarını tespit edip rehabilite edecek imkanlar Kaymakamlıkça sağlanmalıdır.
Manevi değerlerle yetiştirememe de yine en önemli etkenlerdendir. Hem çekirdek ailede hem de eğitim sisteminde kaliteli ve nitelikli bir maneviyatla donatılan bireyler kolay kolay hataya düşmez. Manevi değerler kendisi için bir kalkan olur. Yine gençlere değer verme, sevgi ve ilgi ile sağlıklı bir iletişim de özgüveni arttıran etmenlerdir. Yani her davranışlarında nerdeydin, ne yaptın, kimleydin gibi sert çıkışlar, inanın çözüm değil ve bu tür durumlar ters teptiririr. Öncelikle gençlerimize güvenelim ve bunu onlara bariz bir şekilde hissetirelim. Şımarma sınırına kadar opsiyon tanınabilen yoruma açık bir durum var. Tabi öte yandan çocuklarımızın kimlerle muhatap olduğunu takip edip bir denetim mekanizması da oluşturalım.
Biliyorsunuz, ilçemiz Kurtalan'da kavga, gürültü olayları epey bir arttı. Gencecik bakmaya kıyamadığımız gençlerimizi, bir ceviz kabuğunu doldurmayan sudan sebeplerle kaybediyoruz; ya bir kavgada, ya da bir intihar eyleminde. Uyuşturucu kullanma oranı arttı ve buna bağlı olarak küçücük yaşlardaki çocuklar madde bağımlısı oluyor. Yani hangi arada bu maddeleri tanıyorlar, biliyorlar, kullanıyorlar, tedarik ediyorlar, inanın anlamakta zorluk çekiyoruz. Lütfen çocuklarımızın davranışlarını gözlemleyelim, anormal bir durum sezersek tedbir alalım. Şiddet içeren film ve dizerden uzak tutmaya çalışalım. Özelikle altını çizmekte fayda var; çocuklarımıza değer verelim, ilgi gösterelim. Hele hele arkadaşlarının yanında asla rencide etmeyelim, aksi halde bu bir travma etkisi yapar ve ömür boyu hayatını olumsuz etkiler. Varsa bir sorun başbaşa konuşup çözüm üretmeye odaklanalım.
İnanın bıçaklı, silahlı vakaları duyunca herkes üzülüyor, Kurtalan her ne kadar büyüyorsa da yine herkes akraba, tanıdık ve acılar ortak olarak yaşanıyor. Ve büyükler, varsa bir sorun hakem olup sorunu çözmeli. Gençleri tek bırakmamalı. Maddi anlamda mümkün mertebe imkan sağlanmalı. Bir evlât kolay yetişip büyümüyor; annenin uykusuz geceleri, babanın yırtınıp çabalaması var; yani emek var, fedekarlık var. Tek insanımızı kaybetmeye tahammülümüz kalmadı. Allah'ım sen bizim evlatları koru ve muhafaza et.
Amin...