Barolar tarafından yapılan açıklamada, kamuoyunda tartışmalara neden olan söylemlerin hukuki yollarla değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırlarının bağımsız yargı mercileri tarafından belirleneceğine dikkat çekildi.
"Şiddetin çözüm yolu olmadığı" vurgulandı
Ortak açıklamada, toplumun bir kesimi tarafından incitici ve ayrımcı olarak değerlendirilen ifadelerin silahlı saldırılar için gerekçe oluşturamayacağı ifade edildi.
Demokratik hukuk devletlerinde hak arama yollarının hukuk çerçevesinde işletilmesi gerektiğinin belirtildiği açıklamada, hiçbir kişi ya da kurumun söylemleri nedeniyle şiddetin hedefi haline getirilemeyeceği kaydedildi.
Topluma sağduyu çağrısı yapıldı
Barolar, uyuşmazlıkların çözümünde hukukun üstünlüğü ve adalet mekanizmalarının işletilmesinin esas olduğunu belirterek, şiddetin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğine dikkat çekti.
Açıklamada, bireylerin ve kurumların güvenliğinin korunmasının önemine vurgu yapılarak, farklı görüş ve eleştirilerin barışçıl yöntemlerle ifade edilmesi gerektiği ifade edildi.
Barolar, toplumun tüm kesimlerini sağduyuya, hukukun üstünlüğüne ve hukuk devleti ilkelerine bağlı kalmaya davet ederek, şiddetin her türlüsünü reddettiklerini kamuoyuyla paylaştı.