Prof. Dr. Arıkan, bağımlılığın yalnızca bireyi değil aileyi ve toplumu da etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade ederek, erken tanı, doğru tedavi ve aile desteğinin bağımlılıkla mücadelede başarıyı artırdığını kaydetti.
Erken yaşta madde kullanımı beyin gelişimini olumsuz etkiliyor
Prof. Dr. Zehra Arıkan, geçmişte bağımlılığın irade eksikliği ya da ahlaki bir zayıflık olarak değerlendirildiğini, günümüzde ise bilimsel olarak bir beyin hastalığı ve halk sağlığı sorunu olarak kabul edildiğini belirtti.
Beynin gelişimini yaklaşık 25 yaşına kadar sürdürdüğünü vurgulayan Arıkan, erken yaşta başlayan madde kullanımının kalıcı beyin hasarlarına ve bilişsel işlevlerde bozulmalara neden olabileceğini söyledi.
Bağımlılık yaşı 13'e kadar düştü
Lokman Hekim Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'ndeki verileri paylaşan Arıkan, tedavi gören hastaların yaş ortalamasının her geçen yıl düştüğünü belirtti.
Bazı vakalarda bağımlılık yaşının 13'e kadar indiğini ifade eden Arıkan, çocuk ve gençlerin madde kullanımına karşı korunmasının toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Bağımlılık yalnızca beyni değil tüm vücudu etkiliyor
Uzun süreli alkol ve madde kullanımının sadece ruh sağlığını değil, karaciğer ve pankreas gibi hayati organları da olumsuz etkilediğini belirten Arıkan, bağımlılığın çok yönlü tedavi gerektiren kronik bir hastalık olduğunun altını çizdi.
Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını ifade eden Arıkan, ilaç tedavisi, psikososyal destek ve rehabilitasyon uygulamalarının birlikte yürütüldüğünü söyledi.
Aile desteği tedavi başarısını artırıyor
Bağımlılıkla mücadelede ailelerin bilinçlendirilmesinin kritik öneme sahip olduğunu belirten Arıkan, rehabilitasyon sürecine ailelerin de aktif olarak dahil edildiğini ifade etti.
"Ailelerle düzenli toplantılar gerçekleştiriyoruz. Bağımlılıkla mücadelede ailelerin doğru bilgilendirilmesi ve desteklenmesi, tedavi başarısını artıran en önemli unsurlardan biridir." diyen Arıkan, tedavi sürecinin uzun soluklu olduğunu ve hastaların düzenli takip edilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Araştırmalar bağımlılık oranlarının arttığını gösteriyor
Prof. Dr. Arıkan, Türkiye'de yapılan araştırmalara göre genel bağımlılık oranının 2011 yılında yüzde 2,5 iken 2017 yılında yüzde 3,1'e yükseldiğini aktardı. Aynı dönemde alkol bağımlılığı oranının ise yüzde 1,9'dan yüzde 3,8'e çıktığını belirten Arıkan, bağımlılıkla mücadelede koruyucu çalışmaların ve toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.