Altın ve para piyasaları uzmanı İslam Memiş, Habertürk TV ekranlarında Hülya Hökenek’in sunduğu programda piyasalara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının hamleleri ve yatırımcı davranışları üzerinden kapsamlı bir analiz yapan Memiş, altın fiyatlarının seyrine ilişkin önemli mesajlar verdi.
Memiş, son dönemde yaşanan gelişmelerin piyasalar üzerinde ciddi bir belirsizlik oluşturduğunu belirterek, özellikle jeopolitik risklerin altın, gümüş ve petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden olduğunu ifade etti. Piyasaların şu an iki temel senaryoya odaklandığını dile getiren Memiş, “Ya savaş devam edecek ya da bir barış anlaşması sağlanacak. Bu iki ihtimal de fiyatlamalar üzerinde doğrudan etkili oluyor” dedi.
Savaşın devam etmesi halinde küresel piyasalarda satış baskısının artabileceğini vurgulayan Memiş, bu durumda altın ve gümüşte geri çekilmelerin görülebileceğini söyledi. Ancak kalıcı bir anlaşma sağlanması halinde ise tablo tamamen tersine dönebilir. Memiş’e göre böyle bir senaryoda altın fiyatlarında güçlü bir yükseliş potansiyeli ortaya çıkabilir ve psikolojik direnç seviyeleri aşılabilir.
Uluslararası piyasalarda ons altının 4.800 dolar seviyesinin üzerinde işlem gördüğünü ifade eden Memiş, gram altının ise Türkiye’de serbest piyasada yaklaşık 6.900 TL seviyelerinde olduğunu belirtti. İç piyasada döviz kurunun uzun süredir yatay seyretmesi nedeniyle gram altının yönünü büyük ölçüde ons altının belirlediğini vurgulayan Memiş, “Gram altının yüzde 80’den fazlası ons altına bağlı hareket ediyor” dedi.
Merkez bankalarının politikalarının da altın fiyatları üzerinde kritik rol oynadığını ifade eden Memiş, savaş sürecinde bazı merkez bankalarının altın satışı yaptığını, bunun da fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Ancak olası bir barış anlaşması sonrası bu kurumların yeniden altın alımına yönelebileceğini belirten Memiş, bunun da talebi artırarak fiyatları yukarı taşıyabileceğini dile getirdi.
Enflasyonun da altın fiyatlarını destekleyen önemli bir unsur olduğuna dikkat çeken Memiş, özellikle petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyonu tetiklediğini ve bunun da altına olan ilgiyi artırdığını söyledi. Bu çerçevede altının “güvenli liman” özelliğini tamamen kaybetmediğini ancak kısa vadede haber akışlarına karşı daha hassas hale geldiğini ifade etti.
Yatırımcı davranışlarına da değinen Memiş, bireysel yatırımcıların artık jeopolitik gelişmeleri daha yakından takip ettiğini ve kararlarını buna göre şekillendirdiğini belirtti. Ramazan Bayramı sonrası yaşanan sert düşüşün ardından piyasada fiziki altına yoğun talep oluştuğunu ve zaman zaman altın bulunurluğunda sıkıntılar yaşandığını ifade etti.
Yıl sonu beklentilerine ilişkin konuşan Memiş, kısa vadede dalgalanmaların devam edebileceğini ancak uzun vadede yükseliş trendinin sürdüğünü vurguladı. “Ana hikâye değişmiş değil” diyen Memiş, altın ve gümüşün yatırımcısına kazandırmaya devam edebileceğini ancak geçmiş yıllardaki kadar yüksek oranlı getirilerin beklenmemesi gerektiğini söyledi.
Borsa tarafına da değinen Memiş, yılın genelinde altın ve gümüşün güçlü kalmayı sürdürebileceğini, ancak dönemsel olarak borsanın daha pozitif ayrışma ihtimalinin de bulunduğunu ifade etti. Yatırımcıların kısa vadeli gelişmelere değil, yıllık trendlere odaklanması gerektiğini vurgulayan Memiş, piyasalardaki belirsizliklerin netleşmesiyle birlikte daha sağlıklı fiyatlamaların oluşacağını sözlerine ekledi.