USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

Siirt Milletvekili Sarıtaş’tan Epstein Dosyaları İçin Meclis Araştırması Önergesi

Siirt Milletvekili Sarıtaş’tan Epstein Dosyaları İçin Meclis Araştırması Önergesi

Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, “Epstein Dosyaları” kapsamında ortaya atılan iddiaların uluslararası yansımaları ile Türkiye’ye olası etkilerinin açıklığa kavuşturulması, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve benzer yapıların önlenmesine yönelik gerekli adımların belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Meclis Araştırma önergesi sundu.

TBMM Başkanlığına sunulan önergede, son yıllarda ABD’de Jeffrey Epstein merkezli yürütülen çocukların cinsel istismarı ve insan ticareti soruşturmalarına ilişkin belge ve bilgilerin kamuoyuna yansımasının, söz konusu yapının bireysel suçlardan ibaret olmayabileceğine işaret ettiği vurgulandı. Belgelerin, uluslararası boyutları bulunan, siyasi ve ekonomik bağlantılarla desteklenen ve uzun yıllar boyunca cezasızlıkla korunmuş bir ağ olabileceğine dair ciddi şüpheler doğurduğu ifade edildi.

Önergede, reşit olmayan çocuklara yönelik sistematik istismar ve insan ticareti iddialarının, insanlık onurunu doğrudan hedef alan nitelikleri nedeniyle tüm devletlerin olduğu gibi Türkiye’nin de bu dosyayı dikkatle ele almasını zorunlu kıldığı belirtildi. Bu çerçevede, Epstein Dosyaları kapsamında ortaya atılan iddiaların uluslararası yansımalarının ve Türkiye’ye olası etkilerinin tüm yönleriyle araştırılması talep edildi.

Sarıtaş, önergesinin gerekçe bölümünde, “Epstein Dosyaları” olarak anılan yeni belge ve materyallerin yalnızca ABD’de değil, küresel ölçekte ciddi tartışmalara yol açtığını kaydetti. Söz konusu dosyalarda, uzun yıllar boyunca çocukların sistematik biçimde cinsel istismara maruz bırakıldığına, siyasi, ekonomik ve diplomatik çevrelerle bağlantılı uluslararası bir ağın varlığına işaret eden iddiaların yer aldığına dikkat çekildi.

Jeffrey Epstein’in 2019 yılında ABD’de tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybettiği ve ölümünün resmi kayıtlara “intihar” olarak geçtiği hatırlatılan gerekçede, bu ölümün kamuoyu ve hukuk çevrelerinde tatmin edici biçimde aydınlatılamadığı ifade edildi. Buna paralel olarak sivil davaların, tanık beyanlarının ve belge açıklamalarının devam ettiği, son yıllarda ortaya çıkan yeni belgelerin dosyanın kapsamının Epstein’in şahsını aşan, çok uluslu ve çok aktörlü bir yapıya işaret ettiğinin görüldüğü belirtildi.

Belgelerde, farklı ülkelerden iş insanları, siyasetçiler, akademisyenler ve çeşitli aracı kişilerle temaslara ilişkin iddiaların yer aldığı, Epstein’in kurduğu ağın yalnızca ABD sınırları içinde faaliyet göstermediğinin ileri sürüldüğü aktarıldı. Uluslararası basında ve bazı belge setlerinde Türkiye’nin adının dolaylı ya da doğrudan biçimde geçtiğine ilişkin iddiaların gündeme gelmesinin, konunun Türkiye açısından da ciddiyetle ele alınmasını gerekli kıldığı vurgulandı.

Gerekçede ayrıca, Türkiye vatandaşlarının, kurumlarının ya da Türkiye’de faaliyet gösteren kişi ve kuruluşların söz konusu suç ağlarıyla herhangi bir şekilde ilişkilendirilip ilişkilendirilmediğinin kamuoyunun aydınlatılması gereken önemli bir mesele haline geldiği ifade edildi. Bazı tanık beyanlarında Epstein ve çevresindeki kişilerin uluslararası seyahatleri, farklı ülkelerdeki mülkleri, finansal transferleri ve aracılar üzerinden kurulan ilişkilerin gündeme getirildiği, Türkiye’nin de bu iddialar bağlamında anılmasının resmi kanallar aracılığıyla açıklığa kavuşturulmasını zorunlu kıldığı kaydedildi.

Sarıtaş, bu iddiaların araştırılmaması halinde kamuoyunda bilgi kirliliğinin artması ve spekülatif söylemlerin güçlenmesi riskine dikkat çekti. Söz konusu yapının münferit bir suç örgütü ya da bireysel suçlardan ibaret olmadığı, aksine siyasi, ekonomik ve kültürel güç ilişkileriyle beslenen, sınır aşan ve uzun yıllar boyunca görünmez kılınmış bir uluslararası düzeni işaret ediyor olabileceği değerlendirmesine yer verildi.

Önergede, ABD’de yürütülen soruşturmalar kapsamında açıklanan belgelerde Türkiye’ye ilişkin herhangi bir bilginin bulunup bulunmadığının, Türkiye vatandaşlarının ya da Türkiye’de faaliyet gösteren kişi ve kuruluşların adlarının geçip geçmediğinin tespit edilmesi istendi. Ayrıca Türkiye makamlarının bu konuda ABD’li yetkili kurumlarla herhangi bir bilgi paylaşımı veya adli iş birliği yürütüp yürütmediğinin belirlenmesinin önem taşıdığı ifade edildi.

İnsan ticareti ve çocukların cinsel istismarı gibi ağır suçlarla mücadelede Türkiye’nin mevcut mevzuatının ve uluslararası iş birliği mekanizmalarının yeterliliğinin de değerlendirilmesi gerektiği belirtilen önergede, Epstein Dosyaları kapsamında ortaya çıkan iddiaların Türkiye boyutunun tüm yönleriyle araştırılması, kamuoyunun doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesi ve benzer suç ağlarıyla mücadelede alınabilecek ilave tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci, TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması talep edildi.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ