USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

Siirt’te uzmanından ürtiker uyarısı: “Kaşıntıyı hafife almayın”

Siirt’te uzmanından ürtiker uyarısı: “Kaşıntıyı hafife almayın”

Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Gülengül, 1 Ekim Dünya Ürtiker Günü dolayısıyla ürtiker (kurdeşen) hastalığına ilişkin bilgi vererek, tekrarlayan kaşıntı ve ciltte oluşan kabarıklıkların ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

Gülengül, ürtikerin ciltte aniden ortaya çıkan, genellikle yoğun kaşıntının eşlik ettiği kabarık ve kızarık döküntülerle seyreden bir deri hastalığı olduğunu söyledi.

Ürtiker plaklarının farklı büyüklük ve şekillerde vücudun herhangi bir bölgesinde görülebileceğini aktaran Gülengül, tek tek kabarıklıkların çoğunlukla 24 saat içinde iz bırakmadan kaybolduğunu, ancak farklı bölgelerde yeni döküntülerin ortaya çıkabildiğini ifade etti.

Bazı hastalarda ürtikere anjiyoödemin de eşlik edebildiğini belirten Gülengül, özellikle göz kapakları, dudaklar, yüz, el ve ayaklarda görülebilen şişliklerin hastalığın belirtileri arasında yer aldığını kaydetti.

Gülengül, ürtikerin belirtilerin süresine göre akut ve kronik olarak değerlendirildiğini belirterek, 6 haftaya kadar devam eden şikayetlerin akut, 6 haftadan uzun süren veya tekrarlayan belirtilerin ise kronik ürtiker olarak değerlendirildiğini söyledi.

Kronik ürtikerin her zaman alerji kaynaklı olmadığını vurgulayan Gülengül, bu nedenle her hastada geniş kapsamlı gıda veya alerji testlerinin gerekli olmadığını, yapılacak incelemelerin hastanın öyküsü ve muayene bulgularına göre hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Ürtikerin bazı kişilerde soğuk, sıcak, basınç, sürtünme, egzersiz, terleme ve güneş ışığı gibi fiziksel uyaranlarla da tetiklenebildiğini belirten Gülengül, hastalığın bulaşıcı olmadığını kaydetti.

Tekrarlayan kaşıntı ve atakların uyku düzeni, günlük yaşam, iş ve okul hayatı ile sosyal yaşamı etkileyebileceğine dikkati çeken Gülengül, şikayetleri sık tekrarlayan, 6 haftadan uzun süren veya yaşam kalitesini etkileyen kişilerin dermatoloji hekimine başvurmasını önerdi.

Gülengül, hastaların muayeneye gelirken atak sırasında çektikleri fotoğrafları ve kullandıkları ilaçların bilgisini hekimleriyle paylaşmasının değerlendirmeye yardımcı olabileceğini belirtti.

Ürtiker veya anjiyoödeme dil ya da boğazda şişlik, nefes almada güçlük, hırıltılı solunum, yutma güçlüğü, bayılma veya ciddi baş dönmesinin eşlik etmesi halinde ise acil tıbbi değerlendirme gerektiğini ifade eden Gülengül, bu belirtiler görüldüğünde 112 Acil Çağrı Merkezi ile iletişime geçilmesi veya en yakın acil servise başvurulması gerektiğini söyledi.

2026 Dünya Ürtiker Günü kapsamında “Kontrolü Ele Alın – Kaşıntıdan Kavrayışa” temasıyla farkındalığın artırılmasının amaçlandığını belirten Gülengül, ürtikerin doğru değerlendirme, uygun tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabileceğini kaydetti.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ