Hemofilinin en sık Hemofili A ve Hemofili B türleriyle görüldüğünü ifade eden Aydın, bu hastalığın özellikle uzun süren kanamalar, kolay morarma, eklem ve kas içi kanamalar gibi belirtilerle kendini gösterdiğini söyledi. Cerrahi işlemler veya sünnet sonrası kanamanın durmaması, sık burun ve diş eti kanamaları ile kadınlarda yoğun adet kanamalarının da önemli belirtiler arasında yer aldığını dile getirdi.
Tanı sürecine de değinen Aydın, kanama öyküsü bulunan bireylerde yapılan kan testleri ile pıhtılaşma faktör düzeylerinin ölçülmesi sonucunda hemofili tanısının konulabildiğini aktardı. Günümüzde gelişen tedavi yöntemleri sayesinde eksik olan pıhtılaşma faktörünün yerine konulabildiğini belirten Aydın, bu sayede hastaların sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebildiğini ifade etti.
Aydın, erken tanı ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, şüpheli kanama öyküsü bulunan bireylerin gecikmeden Dahiliye veya Hematoloji polikliniklerine başvurmaları gerektiğini belirtti. Hemofili hastalığının doğru tedavi ve bilinçli yaklaşım ile kontrol altına alınabileceğini sözlerine ekledi.