Bazı insanlar vardır…
Adını duyduğunuzda aklınıza makamı, serveti ya da sahip olduğu mevki gelmez.
Aklınıza iyilik gelir, güven gelir, mertlik gelir.
İşte Kurtalan’ın Akçalı köyünden yetişen Feke Resül, yani Resül Toprak böyle bir insandır.
Onu anlatırken yalnızca bir insanı değil, giderek kaybolan bir geleneği de anlatmış oluruz.
Çünkü Feke Resül, ilim ve irfanı yalnızca kitaplarda arayanlardan değildir. Onun için gerçek ilim; insanı sevmek, gönül almak, küskünü barıştırmak, düşmanlığı sona erdirmek ve insanların arasına kardeşlik tohumu ekmektir.
Kurtalan ve çevresinde onu tanıyanların ortak bir sözü vardır:
“Feke Resül’ün sözüne güvenilir.”
Bu, bir insan için alınabilecek en büyük itibarlardan biridir.
Çünkü bizim kültürümüzde insanın değeri, sahip olduğu maldan mülkten çok, insanların gönlündeki yeridir.
Feke Resül’ün çevresinde oluşan saygınlığın temelinde de bu vardır.
Mertliği…
Dürüstlüğü…
Sözünün eri olması…
Ve en önemlisi, insanları birbirinden ayırmak yerine birbirine yaklaştırması…
Kimi zaman iki kişinin arasındaki kırgınlığı gidermek için bir kapıdan içeri girmiş, kimi zaman yıllardır konuşmayan insanları aynı sofrada buluşturmuş, kimi zaman da yalnızca birkaç cümlesiyle gönüllerdeki öfkeyi dindirmiştir.
Çünkü bazı insanların sözü, sadece söz değildir.
Sözleri terazidir.
Söyledikleri, insanlara yol gösterir.
Feke Resül’ü değerli kılan bir başka yönü de ilim ve medrese geleneğinden gelen bir insan olmasıdır.
Kurtalan ve çevresinin geçmişinde medreselerin yalnızca eğitim verilen yerler olmadığını biliyoruz. Medreseler aynı zamanda toplumun ahlakını, kültürünü ve dayanışmasını besleyen önemli merkezlerdi.
Feke Resül de bu geleneğin insan sevgisiyle yoğrulmuş temsilcilerinden biri olarak hafızalarda yer edinmiştir.
Akçalı’dan çıkıp Kurtalan ve çevresinde saygı gören bir kanaat önderi olmak kolay değildir.
Bunun arkasında yılların emeği, insanların güvenini kazanmak ve o güveni hiçbir zaman boşa çıkarmamak vardır.
Bugün böyle insanlara daha çok ihtiyacımız var.
Çünkü artık herkes konuşuyor ama herkes birbirini dinlemiyor.
Herkes haklı olduğunu düşünüyor ama kimse karşısındakinin gönlünü anlamaya çalışmıyor.
İşte tam da böyle bir zamanda Feke Resül gibi insanların hayatı bize eski bir gerçeği yeniden hatırlatıyor:
İnsan olmak, yalnızca kendin için yaşamak değildir.
Bir gönül yapmak…
Bir küskünü barıştırmak…
Bir düşmanın elini dostça sıkmasını sağlamak…
Bir aileyi yeniden aynı sofrada buluşturmak…
Bazen koca bir ömürden geriye kalabilecek en büyük mirastır.
Feke Resül’ün mirası da budur.
Akçalı’nın toprağından doğan, Kurtalan’ın insanları arasında kök salan bir ilim, irfan, mertlik ve kardeşlik hikâyesi…
Bugün onun adını anarken aslında geçmişimizin güzel insanlarını da hatırlıyoruz.
O insanlar ki makam istemediler.
Şöhret peşinde koşmadılar.
Ama bir ömür boyunca insanların gönlünde yer edindiler.
Ve biliyorum ki yıllar geçecek…
Kurtalan’ın köy yolları değişecek, evler değişecek, insanlar değişecek.
Ama bazı isimler kolay kolay unutulmayacak.
Çünkü onlar bir yerde değil, insanların hafızasında yaşarlar.
Feke Resül de onlardan biridir.
Akçalı’dan yükselen bir bilge…
Kurtalan’ın gönül dünyasında iz bırakan bir kanaat önderi…
Ve belki de en önemlisi;
İnsanları birbirinden uzaklaştıran değil, birbirine yaklaştıran güzel bir insan.
İyi ki böyle insanlar bu topraklardan geçti.
İyi ki onların bıraktığı sevgi, dostluk, kardeşlik ve güven mirası hâlâ anlatılıyor.
Çünkü bazı insanlar ölmez…
Onların güzel adı, barıştırdıkları insanların duasında yaşamaya devam eder.