Siirt’in Kurtalan ilçesinde bulunan tarihi Dêrâ Derike Manastırı, yıllara meydan okuyan kalıntılarına rağmen ilgisizlik ve tahribat nedeniyle varlığını sürdürmekte zorlanıyor. Konakpınar köyü yakınlarında, Beykent köyünün arka yamacındaki vadide yer alan manastırın korunması ve bölgenin tarihî dokusunun ortaya çıkarılması için kapsamlı çalışma yapılması gerektiği belirtiliyor.
Geniş bir alana yayılan manastır kalıntıları, bölgenin geçmişine ışık tutan önemli kültürel miraslar arasında gösteriliyor. Ancak yapının taşlarının söküldüğü, definecilerin gerçekleştirdiği kaçak kazılar nedeniyle temel duvarlarının zarar gördüğü ve bazı bölümlerde çökmelerin meydana geldiği ifade ediliyor.
Tarihi manastırın geçmişi dikkat çekiyor
Resmî kültür varlığı envanterinde “Mar Yuhannan Nehloyo (Deyr Derike) Manastırı” adıyla kayıtlı olan yapının inşa tarihi, envanterde 4. ve 6. yüzyıllar olarak belirtiliyor. Bölgedeki benzer manastırların mimari özellikleri dikkate alınarak yapının farklı dönemlerde kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor.
Tarihî kaynaklarda Dêrâ Derike Manastırı'nın, 1900'lü yıllarda Keldani din adamı Addey Şér'in görev yaptığı dinî merkezle bağlantılı olduğu aktarılıyor. 1914-1915 yıllarında yaşanan olaylar sırasında manastırdan ayrılmak zorunda kalan Şér'in, Eruh'ta saklandığı bir mağarada hayatını kaybettiği belirtiliyor.
Şér'in ölümünün ardından manastırın zamanla sahipsiz kaldığı ve bakımsızlık nedeniyle eski önemini yitirdiği ifade ediliyor.
Vadide kaya mezarları ve antik tiyatro kalıntıları da bulunuyor
Dêrâ Derike Manastırı'nın bulunduğu vadi, yalnızca manastır kalıntılarıyla değil, çevresindeki diğer tarihî yapılarla da dikkat çekiyor. Bölgede kayalara oyulmuş mezar odaları ve antik tiyatroya ait olduğu belirtilen kalıntılar bulunuyor.
Beykent köyü yakınlarındaki kaya mezarlarının içlerinde çocuklara ve yetişkinlere ait mezarların yer aldığı, mezarların önemli bir bölümünün defineciler tarafından tahrip edildiği bildiriliyor.
Akademik çalışmalarda bazı kaya mezarlarının ölçüleri ve mimari özellikleri kayıt altına alınırken, ağır tahribata uğrayan bazı mezarların planlarının çıkarılamadığı belirtiliyor.
Manastırın yaklaşık 300 metre yakınında ise eski bir un değirmeninin kalıntıları bulunuyor. Bölge halkının aktardığı bilgilere göre değirmen, geçmişte manastırda yaşayanlar ile çevredeki yerleşimlerin un ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılıyordu.
Bölgenin tarihî geçmişi araştırılmayı bekliyor
Garzan ve Gurdilan bölgelerinde yapılan arkeolojik araştırmalarda milattan önce 3000'li yıllara uzanan bulgulara rastlandığı belirtiliyor. Bu bulgular, bölgenin geçmişte önemli yerleşim alanlarından biri olduğuna işaret ediyor.
Siirt Valiliği tarafından 2002 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden akademisyenlerin katılımıyla bölgede yüzey araştırması gerçekleştirildiği ve bazı eserlerin kayıt altına alındığı biliniyor.
Bununla birlikte, manastırın tarihî geçmişinin, mimari özelliklerinin ve çevresindeki kalıntılarla ilişkisinin daha ayrıntılı araştırılması gerektiği değerlendiriliyor.
Restorasyon ve koruma çağrısı
Bölgedeki tarihî yapıların korunması ve gelecek nesillere aktarılması için restorasyon, bilimsel araştırma ve tanıtım çalışmalarının yapılması gerektiği vurgulanıyor.
Dêrâ Derike Manastırı'nın çevresindeki kaya mezarları ve diğer arkeolojik kalıntılarla birlikte ele alınması, alanın tarihî bütünlüğünün ortaya çıkarılması açısından önem taşıyor. Uzmanlar tarafından yürütülecek bilimsel çalışmaların yanı sıra kaçak kazılara karşı etkin koruma önlemlerinin alınması da gerekiyor.
Tarihî alanın uygun restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmalarının ardından ziyaretçilere açılması, Kurtalan'ın kültürel turizm potansiyeline katkı sunabilir. Ancak tahribatın devam etmesi durumunda, bölgenin geçmişine ışık tutan bu önemli mirasın geri dönüşü olmayan kayıplar yaşaması riski bulunuyor.










Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir