<div dir="auto" data-end="235" data-start="63">Yaşamak sadece insanlara ait bir kavram değil; doğadaki tüm canlılar bir şekilde yaşarlar. Anlamlı yaşamak, yaşamı güzelleştirmek ise çoğu zaman insanoğluna nasip olmuştur.</div> <div dir="auto" data-end="266" data-start="237">Ernesto “Che” Guevara der ki:</div> <div dir="auto" data-end="370" data-start="268">“Bir insanın yaşayıp yaşamadığını anlamak istersen, nabzına değil, onuruna bak. Duruyorsa yaşıyordur.”</div> <div dir="auto" data-end="423" data-start="372">Onurlu ve dik durma karakterini kazanmak önemlidir.</div> <div dir="auto" data-end="507" data-start="425">Sokrates’in yüzyıllar öncesinden gelen sözü bugün hâlâ insanın yakasına yapışıyor:</div> <div dir="auto" data-end="547" data-start="509">“Sorgulanmayan yaşam, yaşam değildir.”</div> <div dir="auto" data-end="580" data-start="549">Anlamlı ve düşündürücü bir söz.</div> <div dir="auto" data-end="654" data-start="582">Oyuncu Ercan Kesal ise başka bir yerden, daha sarsıcı bir cümle kuruyor:</div> <div dir="auto" data-end="751" data-start="656">“Ben bu dünyaya ölmek için geldim, ama yaşamı hak etmeliyim; daha doğrusu ölümü hak etmeliyim.”</div> <div dir="auto" data-end="884" data-start="753">İki söz, aslında aynı kapıya çıkıyor: İnsan yalnızca doğmuş olmakla yaşamış sayılmaz. Ölünceye kadarki mücadelesi onu farklı kılar.</div> <div dir="auto" data-end="987" data-start="886">Nefes almak hayatın biyolojik tarafıdır. Asıl mesele, o nefesin nasıl bir hayatın içinde alındığıdır.</div> <div dir="auto" data-end="1188" data-start="989">Her sabah uyanmak, işe gitmek, para kazanmak, yemek yemek, ev kurmak, yatmak, zaman içinde yaşlanmak ve sonunda ölmek… Eğer hayat bundan ibaretse, insanla diğer canlılar arasındaki fark nerede kalır?</div> <div dir="auto" data-end="1249" data-start="1190">İnsan, kendisine verilmiş zamanı anlamlandırmak zorundadır.</div> <div dir="auto" data-end="1281" data-start="1251">İşte sorgulamak burada başlar.</div> <div dir="auto" data-end="1484" data-start="1283">Ben neden yaşıyorum? Ne için mücadele ediyorum? Kime zarar veriyorum, kime iyilik ediyorum? Haksızlık karşısında neden susuyorum? Sahip olduklarımı nasıl kullanıyorum? Ardımda nasıl bir iz bırakacağım?</div> <div dir="auto" data-end="1599" data-start="1486">Bu sorular kolay değildir. Çünkü insan başkalarını sorgularken cesur, kendisini sorgularken çoğu zaman korkaktır.</div> <div dir="auto" data-end="1786" data-start="1601">Kendi yanlışımızla yüzleşmek, başkasının yanlışını göstermekten daha ağırdır. Tam da burada insanın kendisiyle yüzleşmesi ve vicdani davranışlarıyla farklılığını göstermesi gerekmez mi?</div> <div dir="auto" data-end="1948" data-start="1788">Belki de çağımızın en büyük yoksulluğu budur: İnsanların çok konuşup az düşünmesi, çok tüketip az anlaması, çok görünür olup kendileriyle hiç karşılaşmamasıdır.</div> <div dir="auto" data-end="2033" data-start="1950">Başkasına yaptığı eleştirilerin hatalarını ömür boyunca tekrar etmesi de cabasıdır.</div> <div dir="auto" data-end="2183" data-start="2035">Kalabalıklar içinde yalnızız. Bilgi çağında düşüncesiziz. İletişimin hiç olmadığı kadar kolay olduğu bir dünyada birbirimizi anlamakta zorlanıyoruz.</div> <div dir="auto" data-end="2257" data-start="2185">Çünkü hayatın hızına yetişmeye çalışırken hayatın kendisini kaçırıyoruz.</div> <div dir="auto" data-end="2316" data-start="2259">Oysa hayat, sadece sahip olduklarımızın toplamı değildir.</div> <div dir="auto" data-end="2409" data-start="2318">Bir insanın kaç evi, kaç arabasının olduğu değil, kaç insanın hayatına dokunduğu önemlidir.</div> <div dir="auto" data-end="2491" data-start="2411">Kaç para kazandığı değil, kazandığını insanlık adına nasıl kullandığı önemlidir.</div> <div dir="auto" data-end="2576" data-start="2493">Ne kadar güçlü olduğu değil, gücünü karşısındaki insana nasıl kullandığı önemlidir.</div> <div dir="auto" data-end="2642" data-start="2578">Çünkü günün sonunda ölüm, hepimizin önündeki eşitlik çizgisidir.</div> <div dir="auto" data-end="2707" data-start="2644">Zengin de fakir de, güçlü de güçsüz de aynı kapıdan geçecektir.</div> <div dir="auto" data-end="2842" data-start="2709">Ölümden kaçamayız. Bu dünyada insanların bir türlü uygulayamadığı adaletin ve adil hukukun hesabı, öbür dünyada karşımıza çıkacaktır.</div> <div dir="auto" data-end="2983" data-start="2844">Allahü Teâlâ’nın buyurduğu gibi, “Kul hakkı ile bana gelmeyin” uyarısını dinlemeyenlerin öbür dünyada beklediği cezaları unutmamak gerekir.</div> <div dir="auto" data-end="3049" data-start="2985">Ama mesele ölmek değil; ölmeden önce gerçekten yaşamış olmaktır.</div> <div dir="auto" data-end="3245" data-start="3051">Ercan Kesal’ın sözündeki “ölümü hak etmek” düşüncesi belki de tam burada anlam kazanıyor. İnsan, hayatını öylesine tüketmemeli ki ölüm geldiğinde geriye yalnızca yaşanmış yılların sayısı kalsın.</div> <div dir="auto" data-end="3324" data-start="3247">Bir ömrün değeri, uzunluğunda değil; içinde ne kadar insanlık taşıdığındadır.</div> <div dir="auto" data-end="3529" data-start="3326">Bir çocuğun başını okşamak, bir mazlumun yanında durmak, haksızlığa karşı çıkmak, bir dostun yarasına merhem olmak, bilmediğini öğrenmek, bildiğini paylaşmak, yanlıştan dönmek, gerektiğinde özür dilemek…</div> <div dir="auto" data-end="3597" data-start="3531">Bunların her biri hayatı hak etmenin küçük ama gerçek adımlarıdır.</div> <div dir="auto" data-end="3694" data-start="3599">Çünkü insanın arkasında bıraktığı en büyük miras, malı mülkü değil, insanlarda bıraktığı izdir.</div> <div dir="auto" data-end="3745" data-start="3696">Bir gün hepimiz bu fani dünyadan çekip gideceğiz.</div> <div dir="auto" data-end="3830" data-start="3747">Ardımızdan kaç kişinin ağlayacağını bilemeyiz. Kaç kişinin bizi hatırlayacağını da…</div> <div dir="auto" data-end="3862" data-start="3832">Ama bir şeyi belirleyebiliriz:</div> <div dir="auto" data-end="3902" data-start="3864">Nasıl bir insan olarak yaşayacağımızı.</div> <div dir="auto" data-end="3934" data-start="3904">Sokrates bize “Sorgula” diyor.</div> <div dir="auto" data-end="4005" data-start="3936">Ercan Kesal ise adeta “Yaşamını öyle yaşa ki ölümü hak edesin” diyor.</div> <div dir="auto" data-end="4050" data-start="4007">İkisinin arasında insanın bütün hayatı var.</div> <div dir="auto" data-end="4097" data-start="4052">Öyleyse kendimize bugün şu soruyu sormalıyız:</div> <div dir="auto" data-end="4146" data-start="4099">Yaşadığımız hayat gerçekten bizim hayatımız mı?</div> <div dir="auto" data-end="4295" data-start="4148">Yoksa bize sunulanı sorgulamadan kabul edip, başkalarının çizdiği yolda yürüyerek, onların hatalarını tekrarlayarak yalnızca zamanı mı tüketiyoruz?</div> <div dir="auto" data-end="4464" data-start="4297">Belki de insanın kendisine bırakabileceği en büyük miras, ölümünden sonra adına dikilecek bir taş değil; hayattayken dokunduğu insanların kalbinde bıraktığı iyiliktir.</div> <div dir="auto" data-end="4508" data-start="4466">Çünkü sonunda faniyiz ve hepimiz öleceğiz.</div> <div dir="auto" data-end="4525" data-start="4510">Asıl mesele şu:</div> <div dir="auto" data-end="4628" data-start="4527">Ölüm geldiğinde arkamızda yalnızca bir hayat bırakmış mı olacağız, yoksa yaşamaya değmiş bir ömür mü?</div> <div dir="auto" data-end="4699" data-start="4630">İşte insanın kendisine sorması gereken en ağır ve çarpıcı soru budur.</div> <div dir="auto" data-is-only-node="" data-is-last-node="" data-end="4760" data-start="4701">Ve belki de gerçek hayat, bu soruyu sorduğumuz anda başlar.</div>