?>

KÜÇÜK YERLEŞİM YERLERİNİN KLASİK HASTALIĞI: Başarıyı kıskanmak, çekememezlik...

Tahir Eren

1 gün önce

Bertrand Russell, Mutlu Olma Sanatı adlı kitabında "çekememezlik" üzerine şöyle diyor: “Sıradan insan kişiliğinin özellikleri içinde çekememezlik en kötüsüdür; çekememezlik yalnız kötülük yapma eğilimine yol açmaz, kişiyi mutsuz da eder. Çekemez olanlar, kendilerinin olanlardan sevinç duyacaklarına, başkalarının elindekiler yüzünden acı çekerler.”
Çağımız zor zamanlar çağı… Mutlu olduğunuzu söylediğinizde mutsuz insanlar kendilerini daha kötü hissediyor. Neredeyse bazıları sizi dövecekmiş gibi davranıyor. Sanki onların mutsuzluğunun nedeni, kendini mutlu hisseden insanlar gibi. Başkalarının mutsuzluğu yüzünden mutlu olduğunuzu söyleyememek ne garip, değil mi?
Modern çağ insanı niçin mutlu değil? Çünkü gırtlağına kadar saçma sapan ideolojilerle beyinleri dolduruldu. Mutluluk, doldurulmuş insanın değil; arınmış, kendisine boş alan bırakmış insanın kendi oluşturduğu bir duygudur. İnsan başkalarına göre değil, her zaman kendisine göre yaşamalıdır. Yeni yılınız güzel gelsin dostlarım.
Çekemezlik, bir başkasının sahip olduğu maddi veya manevi değerlere, başarılara ya da mutluluğa karşı duyulan içsel bir rahatsızlık ve o şeyin karşı tarafta olmamasını isteme hâlidir. Genellikle "haset" kelimesiyle eş anlamlı kullanılır.
Bu duygu, sadece "Keşke benim de olsa." demek olan gıpta (imrenme) duygusundan farklıdır. Çekemezlikte, diğer kişinin elindekini kaybetmesini dileme veya onun başarısından mutsuz olma durumu hâkimdir. Trafikte sık sık gördüğümüz "Nazar etme ne olur, çalış senin de olur." yazıları da toplumun bu duygudan ne kadar etkilendiğinin bir göstergesi gibi görünüyor.

Çekemezliğin Temel Nedenleri

Neden bazen başkalarının başarısı bizi rahatsız eder?
Kişinin kendi değerini sadece başkalarıyla kıyaslayarak ölçmesi. Hayatı bir yarış gibi görmesi ve başkasının önde olmasını kendi yenilgisi sayması. Başkasının başarısının, kendi eksikliklerini hatırlatması. Dünyadaki başarı veya mutluluğun sınırlı olduğuna, başkası kazandığında kendisine daha az kalacağına inanması.
Çekemezlik hissi insani bir duygudur. Ancak yönetilmediğinde hem sosyal ilişkilere hem de kişinin ruh sağlığına zarar verir. "Şu an bu kişinin başarısını kıskanıyorum." diyebilmek, çözümün ilk adımıdır. Başkasının vitriniyle kendi mutfağınızı kıyaslamaktan vazgeçin. O kişinin o başarıya ulaşmak için hangi bedelleri ödediğini, hangi zorluklardan geçtiğini hatırlayın ve empati kurun.
Elinizde olan ve sizin için değerli olan şeylerin listesini yapın. Her zaman bardağın boş tarafına değil, dolu tarafına bakın. Aslında herkes bir yönüyle zengindir. Hiç kimsenin sahip olduğu evladının bir parmağını bile, bir Sabancı'nın servetiyle değiştirmeyeceğini biliyoruz. Bu gerçeği görün.
Çekemezlik bazen egonun aldığı bir darbedir. Kişi, içsel olarak "en özel" veya "en başarılı" olması gerektiğine inanıyorsa, bir başkasının parlaması onun bu imajını tehdit eder. Bu durum psikolojide "narsistik yaralanma" olarak adlandırılır. Karşı tarafın başarısı, kişinin zihnindeki "ben biriciğim" kalesini yıktığı için öfke ve haset duyguları ortaya çıkar.
Sonuç olarak, herkesin birbirini tanıdığı küçük yerleşim yerlerinin en büyük hastalıklarından biri kıskançlıktır. Kıskanmak yerine çalışmak, üretmek ve sağlıklı diyaloglar kurmak hem bireyin hem de toplumun geleceği için çok daha doğru bir yoldur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI