USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

KURTALAN’IN UNUTULMAMASI GEREKEN İKİ DEĞERİ Pirişimli Mehmet Salih Yılmaz ve Xelile Gazi

Bir kentin hafızası yalnızca taşında, toprağında, sokağında değildir. Asıl hafıza, o sokaklarda yaşamış, insanlara dokunmuş ve geride iz bırakmış insanlardır.
Ne yazık ki zaman geçtikçe isimler unutuluyor. Dün hayatımızın bir parçası olan insanlar, bugün genç kuşakların hafızasında yer almıyor. İşte bu yüzden, Kurtalan’ın hafızasında yer etmiş iki değerli kardeşi; Pirişimli Mehmet Salih Yılmaz ile Xelile Gazi’yi bu hafta köşeme taşıyorum.
Çünkü bazı insanları anlatmak, sadece geçmişi anlatmak değildir.
Bir kentin vicdanına sahip çıkmaktır.
SALİH AMCA: ZARAFETİN VE BEYEFENDİLİĞİN ADI
Kurtalan’da Salih Amca’yı tanıyanlar bilir…
Onu bir kez gören kolay kolay unutmazdı.
Son derece şık giyinirdi. Fakat onun şıklığı yalnızca üzerinde taşıdığı elbiselerde değildi. Asıl şıklığı kişiliğindeydi.
Beyefendiliği, hoş sohbeti, insan ilişkileri ve kendine özgü duruşuyla girdiği her ortamda fark edilirdi. İnsanlara tepeden bakmadan, kendisini ezdirmeden, ölçüsünü ve ağırlığını koruyarak yaşadı.
Bürokratik işlerdeki becerisi ve iş bitiriciliğiyle de tanınırdı. İnsanlarla kurduğu ilişkiler, çevresine verdiği güven ve çözüm üretme kabiliyeti onu Kurtalan’ın kendine özgü simalarından biri haline getirmişti.
Salih Amca bir dönemdi. Bir duruştu. Bir beyefendilikti.
Ve ne yazık ki o dönemin insanları birer birer aramızdan ayrılıyor.
XELİLE GAZİ VE BATMAN’A UZANAN BİR HAYAT
Kardeşi Xelile Gazi ise hayatının bir bölümünde Batman’a uzanan önemli bir hikâyenin içinde yer aldı.
Merhum Belediye Başkanı Mustafa Ramanlı, Batman Belediyesi Başkanlığı döneminde Xelile Gazi’yi belediyede zabıta amiri olarak görevlendirdi.
Fakat bu, sıradan bir işe alım değildi.
Bu ilişkinin kökleri daha eski yıllara, 49’lar dönemine kadar uzanıyordu.
Kürt aydınlarının düşünceleri nedeniyle cezaevlerine gönderildiği, ağır baskıların yaşandığı o yıllarda kurulan dostlukların ve dayanışmaların ayrı bir anlamı vardı.
Mustafa Ramanlı ile Xelile Gazi’nin tanışıklığı da işte o günlerin hatırasını taşıyordu.
Yıllar geçti…
Mustafa Ramanlı özgürlüğüne kavuştu. Daha sonra Batman Belediye Başkanı oldu.
Ve başkan olduğunda geçmişini unutmadı.
Xelile Gazi’yi belediyede işe aldı.
Bence burada üzerinde durulması gereken asıl mesele budur:
İnsan makam sahibi olduğunda geçmişini unutmayacak.
Çünkü makamlar geçicidir, dostluklar ve vefa kalıcıdır.
Mustafa Ramanlı’nın Xelile Gazi’ye uzattığı el, bugün bize belki de en çok ihtiyacımız olan şeyi hatırlatıyor:
Vefayı…
GURBETTE BİTEN BİR ÖMÜR
Xelile Gazi bir süre sonra Almanya’ya gitti.
Memleketinden, arkadaşlarından, dostlarından uzaklarda gurbet hayatı başladı.
İnsan doğduğu topraklardan uzaklaşabilir ama memleket insanın içinden çıkmaz.
Almanya’da yaşamının son dönemlerini geçirdi.
Ve sonunda iki kardeş de bu dünyadan göçüp gitti.
Geride ise isimleri, hatıraları ve onları tanıyan insanların anlattıkları kaldı.
UNUTMAK, SADECE BİR İSMİ UNUTMAK DEĞİLDİR
Bugün Kurtalan’ın gençlerine baktığımda bazen kendime şu soruyu soruyorum:
Biz geçmişimizi kimden öğreneceğiz?
Eğer dünün insanlarını anlatmazsak, yarının gençleri kendi şehirlerinin hikâyesini nereden bilecek?
Salih Yılmaz’ı bilmek yalnızca Salih Amca’yı bilmek değildir.
Bir dönemin beyefendiliğini, insan ilişkilerini, toplumsal kültürünü bilmektir.
Xelile Gazi’yi bilmek ise yalnızca bir insanın hayat hikâyesini bilmek değildir.
Kurtalan’dan Batman’a, oradan Almanya’ya uzanan bir hayatın; 49’lar döneminin, dostluğun, mücadelenin ve vefanın izlerini bilmektir.
Bizler bu isimleri yazmazsak, anlatmazsak, hatırlatmazsak…
Zaman onları değil, bizi unutur.
İşte bu nedenle yazıyorum.
İşte bu nedenle eski insanları, eski dostlukları, eski hikâyeleri yeniden gün yüzüne çıkarmaya çalışıyorum.
Çünkü benim için gazetecilik yalnızca bugünün haberini yazmak değildir.
Dünün insanlarını yarının kuşaklarına teslim etmektir.
Bu vesileyle Pirişimli Mehmet Salih Yılmaz’ı ve Xelile Gazi’yi saygı, sevgi ve minnetle anıyorum.
Onları tanıyanların hafızasında güzel birer hatıra olarak yaşamaya devam etsinler.
Tanımayan genç kuşaklar da bilsin:
Kurtalan’ın bugününü bizler kurmadık. Bizden öncekiler kurdu.
Bizim görevimiz, onların bıraktığı izleri silmek değil…
O izlerin üzerine yenilerini ekleyerek geleceğe taşımaktır.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Vefa olsun diye değil; unutulmasınlar diye yazdım.
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ